Ayasofya’nın ibadete açılması Fransızları rahatsız etti!

Ayasofya'nın ibadete açılması Fransızları rahatsız etti!

Ayasofya’nın ibadete açılması Fransız dergisi Le Point’in kapağına taşındı. Dergi, “Ayasofya, Suriye, Libya, Akdeniz… Erdoğan! Savaş kapımızın önünde” manşetiyle durumdan ne kadar rahatsızlık duyduklarını ortaya koydu.

24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının Danıştay tarafından iptal edilmesiyle camiye dönüştürülen Ayasofya, tüm dünyanın gündeminde.

Ayasofya’nın ibadete açılmasından rahatsızlık duyan ülkelerden bir tanesi olan Fransa’nın popüler dergisi Le Point de konuyu manşetine taşıdı. Derginin kapağında Erdoğan’ın resmi ve “Ayasofya, Suriye, Libya, Akdeniz… Erdoğan’la savaş kapımızın önünde” yazısı yer aldı.

SAVAŞ MESAJI VERİLDİ

Ayasofya’nın ibadete açılmasından rahatsızlık duyan Fransa, önce Avrupa Birliği zirvesini topladı. Ayasofya’nın camiye dönüştürüldüğü günlerde Türkiye’ye yaptırım amaçlayan Paris yönetiminin gayretleri sonuç vermedi.

Yaşanan tüm gelişmeler ise Fransa’nın yüksek tirajlı gazetesi Le Point dergisinin manşetinde kendisine yer buldu. Le Point, ‘Ayasofya, Suriye, Libya, Akdeniz… Erdoğan’la savaş kapımızın önünde’ manşetiyle okurlarının karşısına çıktı.

Manşet haberini ise ‘Ayasofya: Erdoğan, onun imparatorluğu, onun camisi’ başlığıyla sunan Fransız dergisi, tarihi kararla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Osmanlı İmparatorluğu hevesini gösterdiğini yazdı.

DAHA ÖNCE DE HEDEF ALDILAR

Le Point, daha önce de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’yi kapağına taşımıştı. Türkiye’nin ‘etnik temizlik’ yaptığını ileri süren dergi hakkında Cumhurbaşkanı’nın avukatları suç duyurusunda bulunmuştu.

GERİLİM SURİYE’DE BAŞLADI, LİBYA’DA DEVAM ETTİ

Türkiye ve Fransa arasındaki gerilimin ilk işaretleri, Suriye’nin kuzeyinde geride bıraktığımız senelerde verildi. Paris yönetimi, Ankara’nın YPG’li teröristleri hedefleyen operasyonlarına karşı çıktı. Peşinden gerilim Doğu Akdeniz ve Libya’ya taşındı. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de doğalgaz aramasını istemeyen Fransa, Yunanistan’ın yanında saf tuttu.

Libya’da Birleşmiş Milletler (BM) ve global toplum tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti’yle (UMH) imzalanan deniz yetki anlaşması ile elini güçlendiren Türkiye, bu senenin ilkbaharından itibaren iç savaş ülkesinde dengeleri alt üst etti.

Başkent Trablus’u kuşatan Hafter milisleri Türkiye’nin desteği ile püskürtüldü, savaş Sirte ve Cufra’da düğümlendi. Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Rusya gibi ülkelerle beraber General Hafter’i açık şekilde destekleyen Fransa, sahada alınan mağlubiyetin ardından

Akdeniz’den Libya’ya giden bir gemiyi aramak istedi ancak Türk donanması buna izin vermedi. Türk savaş gemilerinin kendi unsurlarına ‘radar kilitledi’ği gerekçesi ile NATO’ya şikayette bulunan Paris yönetiminin iddiaları boş çıktı.

Bir cevap yazın